EĞİTİMİN TOPLUMSAL TEMELLERİ
16 - 09 - 2010 / 23:21
Toplam 2 Kere Oy Kullanıldı. 5 Puan ve 1891 Kere Okundu
EĞİTİMİN TOPLUMSAL TEMELLERİ
Toplumsal yaşantıda toplum-doğa ve toplum-insan olmak üzere iki temel ilişki söz konusudur. Toplumsal kurumlar tüm toplumlarda görülür ve bu kurumlar toplumun vazgeçilmez parçaları yani “işlevsel” birimleridir. Kurumsallaşma toplumsal yaşamın bir gereğidir.
Kurumların bazı ortak özellikleri vardır. Bu özellikler şunlardır:
} Kurumlar toplumun ihtiyaçlarının bir parçasını karşılar.
} Kurumlar birbirleriyle etkileşim içindedir.
} Kurumlar düzenli ve organize edilmiş statüler, roller ve normlar bütünüdür.
EĞİTİMİN DİĞER TOPLUMSAL KURUMLARLA İLİŞKİLERİ
Eğitim ile toplum arasındaki ilişki iki yönlüdür. Eğitimin ilişkili olduğu en önemli kurumlar, aile, din, ekonomi, hukuk ve politikadır.
Aile ve Eğitim
Aile çocuğun doğuştan üyesi olduğu için en küçük toplumsal kurumlardır. Çocuk ilk toplumsal davranışları aile üyeleri ile etkileşim kurarak ve onları taklit ederek öğrenir. Başka bir anlatımla çocuğun toplumsallaşması ailede başlar. Günümüzde çocuğun ilk eğitimi işlevi büyük ölçüde eğitim kurumlarınca yürütülmektedir. Bu gelişmelere karşın,ailenin çocuğun eğitimi işlevini bütünüyle bıraktığı söylenemez. Her aile çocuğuna aile üyelerince benimsenen değerleri,tutumları çoğunlukla bilinçli bir biçimde kazandırılmaya çalışılır. Bu nedenle aile içinde çocuğa verilen eğitim, yarı formal eğitim olarak kabul edilebilir. Aile çocuğa, özellikle ailenin bağlı olduğu değerleri, tutumları ve ait olduğu alt kültürün özelliklerini öğretir. Çocuğun aile içerisinde geçirdiği yaşantılar sonucu elde ettiği bilgi ve beceriler onun okuldaki başarısını doğrudan etkiler. Okul ve ailenin öğrettikleri arasında çelişki olması,çocuğun başarısını olumsuz yönde etkiler. Eğitim kurumlarının yaygınlaşması ve çocuğun eğitimi işlevinin aileden eğitim kurumlarına geçmesi, teknolojinin gelişmesi ve endüstrileşmeyle meydana gelmiştir.
Din ve Eğitim
Tarih boyunca tüm toplumlarda görülen,din, toplumların ekonomik, politik ve sosyal etkinliklerin düzenlenmesinde önemli rol oynamıştır.eğitimin gelişimi incelendiğinde de ilk formal eğitimin dini kurumlarda verilmeye başlandığı görülmektedir. Dini kurumlardan yarı,laik eğitim kurumlarının kurulması,ticaretin gelişmesi vec endüstrileşme sonucunda ekonomik kurumların güçlenmesiyle birlikte laik devletlerin kurulmasıyla mümkün olmuştur. Laik eğitim kurumları yoluyla eğitimin yaygınlaşması da sağlanmıştır. Ülkemizde eğitimin dinden ayrılması ise, 3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile sağlanmıştır.
Ekonomi ve Eğitim
Ekonomik gelişme için gerekli olan teknolojiyi üretme ve insan gücü yetiştirme işlevlerinin eğitim kurumlarınca yürütülmesi,eğitim ile ekonominin karşılıklı etkileşimde bulunmasına neden olmaktadır.
BELLİ BAŞLI TOPLUMSAL SÜREÇLER ve EĞİTİM
Eğitim toplumsal kurumlarla etkileşim içindeyken, toplumsal yaşamda önemli rol oynayan toplumsal süreçler üzerinde de etkili olur.
Toplumsal Kontrol ve Eğitim
Toplumun bir bütün olarak çözülmeden, uyumlu bir şekilde varlığını sürdürmesinde toplumsal kontrol önemli bir rol oynar. Toplumdaki bireylerin davranışlarındaki bu benzerliği oluşturan mekanizma toplumsal kontrol sistemidir. Toplumdaki değerler, normlar, kurallar ve yasalar toplumsal kontrol araçlarıdır.
Değerler;
} Bireylerin amaçlarını, tercihlerini, tutumlarını belirlemede ölçüt olarak kullandıkları düşüncelerdir.
} Gruptan gruba, kişiden kişiye değişebilir.
} Normlar aracılığıyla etkinlik kazanırlar.
Toplumsal değer ve normların yanı sıra, her toplumda örgütlenmiş yazılı hukuk kuralları vardır. Birey toplumsal normları benimseyerek içselleştirir ve kendi kontrol mekanizmasını oluşturur. Eğitim kurumları, çocuklara ve gençlere toplumda çoğunluk tarafından kabul edilen değerleri, normları, tutumları planlı ve kontrollü bir biçimde kazandırdığı ve bunlara uygun hareket edilip edilmediğini izlediği için önemli bir toplumsal kontrol aracıdır. Eğitim kurumları üzerinde en çok politik, dini, ekonomik ve ailevi kurumların kontrolü vardır. Eğitim kurumları, toplumdaki tüm kurumların insan gücü ihtiyacını karşıladığı için eğitim programları hazırlanırken kurumların bu talebi karşılanmaya çalışılır.
Toplumsal Hareketlilik ve Eğitim
Toplumsal hareketlilik, toplumdaki bireylerin toplumsal hiyerarşide bir statüden diğer bir statüye geçmesi anlamına gelir. Bireyin gelir düzeyinin, grubunun, işinin, yaşam biçiminin değişmesi de toplumsal hareketlilik olarak adlandırılabilir. Toplumsal hareketlilik, yatay ve dikey olmak üzere ikiye ayrılır. Yatay hareketlilik aynı toplumsal düzeyde kalmak koşuluyla, bir benzer küme ya da durumdan bir başkasına doğru ileri geri hareketi anlatır. Bu tür hareketlilikte statü değişmesi söz konusu değildir. Dikey hareketlilikte ise; bir toplumsal tabakadan bir başkasına geçiş sözkonusudur. Başka bir anlatımla bireyin toplumsal statüsü değişmektedir. Toplumsal hareketliliği başlatan en önemli etmen, ticaretin gelişmesi ve endüstrileşmeyle birlikte toplumların ekonomik ve politik yapılarının değişmesi ve eğitimin yaygınlaşmasıdır. Eğitim yoluyla yukarıya doğru toplumsal hareketlilik, eğitimde fırsat eşitliği sağlandığı ölçüde gerçekleşebilir. Ülkemizde cumhuriyetin kuruluşundan 1970’li yılların başına kadar olan süreçte eğitim kurumları, toplumdaki bireylerin dikey toplumsal hareketini sağlamada önemli rol oynamıştır.
Toplumun Nüfus Özellikleri ve Eğitim
Toplumların nüfusu, nüfusun yaşlara, cinsiyete, ekonomik çalışma alanlarına, bölgelere göre dağılımı, değişimi gibi demografik özellikleri ile toplumsal ve ekonomik yapılar arasında yakın ilişki vardır. Toplumların eğitim düzeyi ile nüfus yapıları arasında yakın ilişki vardır. Bu ilişki şöyle özetlenebilir:
1) Eğitim seviyesi yükseldikçe, birey sağlıklı kalma yollarını öğrenebileceği ve sağlık hizmetlerinden daha iyi yararlanabileceği için ölüm oranı düşer.
2) Eğitim düzeyi yükseldikçe ailelerdeki çocuk sayısı azalır. Ülkemizde de veriler bu ilkeyi doğrular niteliktedir. Ülkemizde en çok çocuk sahibi olan aileler, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kırsalalanda yaşayan, eğitim düzeyi düşük ailelerdir.
3) Eğitim düzeyi düşük toplumlarda bebek ölüm oranı yüksektir. Buna bağlı olarak ortalama ölüm yaşı da düşüktür.
Eğitim kurumlarını en çok etkileyen özellik, nüfus artış hızı ile nüfusun bölgelere göre dağılımıdır.
Eğitim ve Toplumsal Değişme
Toplumsal değişme, toplumsal yapının ve onu oluşturan toplumsal ilişkiler ağının ve bu ilişkileri belirleyen toplumsal kurumların değişmesidir. Kurumlarda meydana gelen yapısal değişiklikler ise toplumsal rolleri, kişiler arasındaki ilişkileri ve davranış biçimlerini değiştirir. Eğitim kurumları herhangi bir toplumsal kurumdaki değişiklikten doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak etkilenmektedir. Eğitim kurumları toplumsal değişmeye uyum gösterdikleri sürece toplumsal işlevlerini yerine getirebilirler. Eğitimin toplumsal değişime ilişkin diğer bir işlevi de değişime uyum gösterecek bireyler yetiştirmesidir.
MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİNİN YAPISI ve GELİŞİMİNDE ROL OYNAYAN TOPLUMSAL ETKENLER
1) Milli Birlik Duygusu
2) Genel Ekonomik Durum
3) Dini ve Kültürel Miras
4) İleri Eğitim Düşüncesinin Durumu
5) Dil Problemleri
6) Siyasi Yapı
7) Uluslararası iş birliği ile anlayış karşısında takınılan tavır.
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ
Eğitim eşitliği genel bir kavram olup, fırsat eşitliği ve maddi olanak eşitliği kavramlarını da içine almaktadır. Genellikle eğitim eşitliği fırsat eşitliğine eş bir kavram olarak kullanılmaktadır. Dört tür eğitim eşitsizliği üzerinde durulmaktadır:
} Herkese eşit ornda öğrenim sağlanması,
} Her çocuğa belirli bir düzeyde bir asgari öğrenim hakkının tanınması,
} Her bireyin, kendi yetenek ve potansiyelinin tamamından yararlanmasını sağlayan bir öğrenim olanağına kavuşturulması,
} Her ülkenin ekonomik kaynaklarının, maksimum düzeyde eğitime ayrılması.
Eğitimde fırsat eşitliğini engelleyen etmenler şunlardır:
1) Coğrafi Etkenler
2) Bölgesel Etkenler
3) Toplumsal Etkenler
4) Ekonomik Etkenler
5) Siyasal Etkenler
BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ
EĞİTİM FAKÜLTESİ
ORTA ÖĞRETİM SOSYAL ALANLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETMENLİĞİ PROGRAMI
“EĞİTİMİN TOPLUMSAL TEMELLERİ”
DERSİN ADI: ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE GİRİŞ |
||||||||||||||||||||||||||||
Diğer Haberler
|